Fırat kenarında yüzen kayıklar nerenin türküsü? Merhaba! Zof sayfasında bugün “Fırat kenarında yüzen kayıklar nerenin türküsü” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Ankara’da büyüyüp de Anadolu’nun farklı sesleriyle tanışmayan yoktur sanırım. Benim için bu tanışma, çocuklukta evde çalan eski kasetlerle başladı. Bir yanda başkentteki gri apartmanlar, diğer yanda banttan yükselen uzun hava ve bozlaklar… Ama içlerinde bir tanesi var ki, ne zaman duysam aklımda hep aynı görüntü beliriyor: suyun üstünde ağır ağır süzülen kayıklar, akşam üstü Fırat kıyısında hafif esen rüzgâr. “Fırat kenarında yüzen kayıklar nerenin türküsü?” sorusu da tam burada anlam kazanıyor. Çünkü bu türkü sadece bir coğrafyayı değil, o…
Yorum BırakEtiket: nda
Aşağıda, araştırmacı bir bakışla, Gürsu’nun güncel nüfus verisi etrafında şekillenen toplumsal yapıyı, bireylerin normlarla kurduğu ilişkileri ve cinsiyet rollerini tartışmaya açan bir deneme yer alıyor: — Samimi Giriş: Araştırmacının Gözlemiyle Bir Mahalle Sohbeti Elimde bir not defteri, kalemim hazır; sokakta rastlaşacağım insanlarla göz temas kurarım, sohbet kapısını açarım. İstanbul’dan gelmiş bir sosyolog adayı olarak, taşrada – hatta kent çeperinde – yaşayanların günlük ritüellerine karışmak isterim. Gürsu’da yürürken, çay ocağında oturan yaşlı kadın, bakkalda tezgahtaki genç kız, inşaatta çalışan işçi; hepsinin hikâyesi aynı anda hem somut hem de metaforiktir. Bu gözlerle Gürsu’nun nüfusuna, toplumsal yapılarına, bireylerin birbirleriyle kurdukları bağlara mercek tutmak…
2 Yorum