Sakız Çiğnemek Gıdı Yapar Mı? Felsefi Bir Deneme Felsefi bir bakış açısıyla hayatın sıradanlıkları üzerine düşünmek, anlam arayışının derinliklerine inmeye yol açar. Sakız çiğnemek gibi, günlük yaşamda fark etmediğimiz eylemler bile, bir düşünür için insan doğasını ve varoluşun anlamını sorgulamak için bir araç olabilir. Sakız çiğnemek gıdı yapar mı? Bu soruya yanıt aramak, yalnızca bedensel değişimlerin ötesine geçmekle kalmaz, aynı zamanda etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi kavramların ışığında, insan bedenini ve toplumun estetik anlayışını da incelemeye davet eder. Bu yazıda, bu soruya felsefi bir çerçeve içinde yaklaşacak ve daha derin tartışmalar için kapı aralayacağız. Etik Perspektiften Sakız Çiğnemek Felsefi…
2 YorumEtiket: bir
Mükemmel Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Psikologların odasında sıkça duyduğumuz bir soru vardır: “Mükemmel olmalı mıyım?” Bu soru, insanın içsel dünyasında sürekli bir uğraş ve denge arayışını yansıtan bir sorudur. İnsan, genellikle çevresinin ya da kendi beklentilerinin yükü altında mükemmel olmayı hedefler. Peki, gerçekten mükemmel olmak mümkün mü? Ve mükemmeliyetin peşinden gitmek psikolojik açıdan ne gibi etkiler yaratır? Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “mükemmel”, “kusursuz, eksiksiz” anlamına gelir. Bu tanım, ilk bakışta ulaşılması kolay bir hedef gibi görünebilir. Ancak psikolojik açıdan baktığımızda, mükemmeliyetin insan zihnindeki karşılığı çok daha karmaşık ve derindir. Bu yazıda, mükemmel olma isteğinin bilişsel, duygusal ve…
2 YorumMistik Deneyim Ne Demek? Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir İnceleme Kelimelerin gücü, bir yazarın elindeki en etkili silah olmuştur her zaman. Bir anlatıcı, sözlerle dünyaları inşa edebilir, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine inebilir ve okuyucuyu bilinçaltının derinliklerine sürükleyebilir. Ancak kelimeler yalnızca bir anlatı aracı değildir; bazen onlar, bir gerçeği keşfetmenin, bir evreni anlamanın ya da ruhsal bir deneyimi aktarmanın kapılarını aralar. Mistik deneyim de bu tür bir derinlik arayışının, bilinç ötesine geçişin bir parçası olabilir. Edebiyatın büyüsü, bu tür deneyimlerin izini sürmek, onları farklı karakterler ve temalar üzerinden çözümlemek ve nihayetinde okurun ruhunda bir yankı uyandırmaktır. Mistik deneyim, kelimelerle ve anlamlarla…
2 YorumHepta Grubu Kimdir? Psikolojinin Merceğinden Kolektif Kimliğin Derinlerine Yolculuk Bir psikolog olarak insan davranışlarının ardındaki görünmez dinamikleri anlamaya çalışırken, her grubun kendi psikolojik evrenini yarattığını fark ederim. Toplum içinde birey yalnız değildir; düşünceleri, duyguları ve inançları sürekli bir etkileşim ağı içinde şekillenir. “Hepta grubu kimdir?” sorusu da tam bu noktada, sadece bir topluluğu tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda insanın aidiyet arayışını, bilişsel önyargılarını ve sosyal kimlik ihtiyaçlarını da görünür kılar. Hepta grubu, yalnızca yedi kişiden oluşan bir yapı ya da bir isim değil; kolektif bilincin, ortak düşünce sistemlerinin ve psikolojik dayanışmanın sembolüdür. Bu yazıda, Hepta grubunu psikolojinin üç temel alanı —…
2 YorumGüdüler Hiyerarşisi Nedir? Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak farklı kültürlerin derinliklerine daldığınızda, insan davranışlarını yönlendiren görünmez bir düzen hissedersiniz. Bu düzen, yalnızca biyolojik ihtiyaçların değil; kültürel anlamların, ritüellerin ve sembollerin iç içe geçtiği bir örgüdür. Güdüler hiyerarşisi, işte bu görünmez dokunun insan yaşamını nasıl yönlendirdiğini anlamak için güçlü bir kavramsal anahtardır. Güdüler Hiyerarşisine Antropolojik Bir Bakış Psikolojide Maslow’un ihtiyaçlar piramidi olarak bilinen model, bireysel düzeyde bir hiyerarşiyi temsil eder: fizyolojik gereksinimlerden kendini gerçekleştirmeye uzanan bir yolculuk. Ancak antropolojik perspektifte güdüler yalnızca bireyin iç dünyasına ait değildir; toplumun ritimleri, sembolleri ve inanç sistemleri tarafından biçimlenir. Bir toplumun neyi “öncelikli ihtiyaç”…
2 YorumFarklı fikirlerin dünyayı zenginleştirdiğine inanan biri olarak, tarihin büyük düşünürlerine her zaman merakla yaklaşırım. Çünkü onların fikirleri yalnızca kendi çağlarını değil, bugünü de şekillendirir. John Calvin de bu isimlerden biri — kimine göre disiplinli bir reformcu, kimine göre özgür düşüncenin önünü açan bir din bilginidir. Peki John Calvin neyi savunur, fikirleri bugün hâlâ neden tartışılır? Gelin birlikte hem küresel hem de yerel bir bakışla inceleyelim. John Calvin Kimdir? John Calvin, 16. yüzyılın en etkili Reform hareketi liderlerinden biriydi. Fransa doğumlu, Cenevre’de etkili olmuş bir teolog ve hukukçuydu. Calvin’in fikirleri, Katolik Kilisesi’ne karşı gelişen Protestan Reformu’nun ikinci dalgasını şekillendirdi. Ancak onun…
2 YorumGörüntüleme Hizmeti Nedir? Psikolojik Bir Perspektiften Derinlemesine Bakış Bir Psikoloğun Merakıyla Başlayalım İnsan zihninin karmaşık yollarında dolaşırken, sıkça karşımıza çıkan bir soru vardır: “Bir şeyi görmek mi, yoksa onu anlamak mı daha önemlidir?” Görüntüleme Hizmeti tam da bu sorunun merkezinde yer alır. Bir psikolog olarak insan davranışlarını çözümlemeye çalışırken, görüntülemenin yalnızca fiziksel bir süreç olmadığını fark ederiz. Görüntüleme Hizmeti, insanların düşüncelerini, duygularını ve sosyal ilişkilerini anlamlandırmaya yardımcı olan bir yansıtma ve farkındalık sürecidir. Bu hizmet; sadece bir şeyin görsel temsilini sunmakla kalmaz, aynı zamanda bireyin iç dünyasının da görünür hale gelmesini sağlar. Peki, psikolojik açıdan görüntüleme hizmeti neyi temsil eder…
2 YorumGörünmezlik Gerçek mi? Felsefenin Üç Kapısından: Etik, Bilgi ve Varlık Üzerine Bir Deneme Bir filozofun bakışı, görünür olanla yetinmez; çünkü hakikat, çoğu zaman gözle görülmeyenin ardında saklıdır. “Görünmezlik” kavramı, yalnızca fiziksel bir olasılığın değil, aynı zamanda düşünsel bir meydan okumanın ifadesidir. Peki, görünmezlik gerçek mi? Bu soru, modern bilimin sınırlarını aşar ve bizi felsefenin üç temel alanına — etik, epistemoloji ve ontolojiye — götürür. Çünkü görünmezlik, sadece “görülmemek” değildir; “var olmak”, “bilinmek” ve “sorumluluk almak” üzerine yeniden düşünmektir. Epistemoloji Perspektifi: Görmek, Bilmek midir? Bilgi felsefesi bize şunu öğretir: Görmek, her zaman bilmek anlamına gelmez. Duyularımız, gerçeğin yalnızca bir yüzünü kavrar;…
2 YorumGörçe Ne Demek? İnsan Zihninin Derin Katmanlarında Bir Yolculuk Bir Psikoloğun Merakıyla Başlayan Sorgu “Görçe” kelimesini ilk duyduğumda zihnimde yankılanan şey bir merak duygusuydu. Görmek eyleminden türemiş gibi duran bu sözcük, sadece gözle görmeyi değil, içsel bir farkındalık hâlini çağrıştırıyordu. Psikolog olarak insanların dünyayı nasıl algıladığını, gördükleriyle hissettikleri arasındaki farkı anlamaya çalışmak, mesleki yolculuğumun merkezinde yer alıyor. Bu yüzden “görçe”yi yalnızca bir kelime olarak değil, insan zihninin dünyayı yorumlama biçimlerinden biri olarak ele almak gerekir. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden Görçe Bilişsel psikoloji, insanın düşünme, hatırlama, algılama ve karar verme süreçlerini inceler. Bu bağlamda “görçe”, algısal gerçekliğin bireysel bir versiyonudur. Yani kişi,…
2 Yorum