Hapşırık Nasıl Geçer, Ne İyi Gelir? Toplumsal Cinsiyet ve Empati Perspektifinden Bir Bakış Hapşırmak… Basit bir refleks gibi görünse de, aslında insan bedeninin en içten tepkilerinden biri. Burnumuza giren bir toz tanesi ya da mevsimsel alerjiler yüzünden bir anda gelen o “hapşuu!” sesi; sadece biyolojik bir olay değil, toplumsal bir deneyimdir de. Düşünsenize, biri hapşırdığında hemen “çok yaşa” deriz; oysa bu refleks bile toplumun şefkat, saygı ve paylaşım dinamiklerini yansıtır. Bugün hapşırığı sadece fiziksel bir durum olarak değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, empati ve sosyal adalet perspektifinden ele alalım. — Hapşırık ve Toplumsal Cinsiyet Dinamikleri Hapşırmak çoğu zaman kontrol edilemez;…
2 YorumKategori: Makaleler
Girintili ve Çıkıntılı Maddeler: Edebiyatın Dünyasında Anlatının Dönüştürücü Gücü Edebiyat, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini en derinden hissedebileceğimiz bir dünyadır. Kelimeler, bazen bir düşünceyi ya da bir duyguyu iletmekten çok, bir dünyayı inşa edebilir. Her kelime, bir bakış açısını, bir deneyimi, bir içsel yolculuğu barındırabilir. İşte bu yüzden, girintili ve çıkıntılı maddeler de, edebi metinlerde birer sembol gibi karşımıza çıkar; birer anlatı aracı olarak anlamlarını farklı açılardan inşa ederler. Bu yazımızda, girintili ve çıkıntılı maddeleri edebiyat perspektifinden derinlemesine inceleyecek, bu kavramların metinlerde nasıl anlam bulduğunu ele alacağız. Girintili ve Çıkıntılı Maddeler: Ne Demektir? Kelime anlamıyla girintili ve çıkıntılı maddeler,…
2 YorumŞunu baştan söyleyeyim: “Hâmisizim” diye ortalarda dolaşmak, tek başına etik bir nişan değil. Bazen bir tavır, bazen de konforlu bir maske. Bugün “hâmisiz” etiketi; sanatta, medyada, akademide ve girişimcilikte bir özgürlük yeminine benzetiliyor. Peki o yemin ne kadar sahici? Kimler gerçekten patronsuz, kimler sadece görünürde öyle? Bu yazı, kutsal ilan edilen “hâmisizlik” mitinin kaburgalarını yoklayacak. Kısaca: Hâmisiz, “hami (koruyucu/patron) olmadan, himayesiz” demek. Güncel kullanımıyla; finansal-siyasal-sosyal bir ağın açık/örtük desteği olmaksızın üretmek, konuşmak ya da var olmak anlamına gelir. Bağımsızlıkla kardeştir ama aynı şey değildir. Hâmisiz ne demek? Anlamı, kökeni ve bugünkü çağrışımı Hâmi, Arapça kökenli; koruyan, kollayan, destekleyen kişi veya…
Yorum BırakToplumsal Yapıların İzinde: Bir Araştırmacının Harflerle Başlayan Yolculuğu Bir toplumun ruhunu anlamak, yalnızca onun geleneklerine, ritüellerine ya da inançlarına bakmakla mümkün değildir. İnsanlık tarihini şekillendiren en güçlü semboller, çoğu zaman kelimelerin ötesine geçerek kültürleri birleştiren, kimlikleri biçimlendiren araçlara dönüşür. Bu bağlamda, dünyanın ilk alfabesi yalnızca bir yazı sistemi değil; insanlığın ortak bilincinin, toplumsal ilişkilerinin ve güç dinamiklerinin de aynasıdır. Bu yazı, bir sosyoloğun gözünden, alfabeyi sadece harflerin düzeni değil, toplumsal düzenin bir yansıması olarak ele alıyor. Dünyanın İlk Alfabesi: Kültürün Sessiz Tanığı Dünyanın bilinen ilk alfabesi olarak kabul edilen Fenike alfabesi, M.Ö. 1200’lü yıllarda Akdeniz’in doğusunda ortaya çıktı. Ancak ondan…
2 YorumHayatın içinde kimi zaman sorular sorarız ki, cevabı tek bir rakam ya da net bir istatistikten fazlasıdır. “Türk halkı en çok hangi sporda sakatlanıyor?” sorusu da tam olarak böyle. Gelin bu konuyu farklı açılardan masaya yatıralım; erkeklerin objektif ve veri odaklı yaklaşımıyla kadınların duygusal ve toplumsal bakışlarını karşılaştıralım. Kim bilir, belki de sizin gözlemleriniz bu yazının en değerli katkısı olacak. Türk Halkı Hangi Sporda En Çok Sakatlanıyor? Türkiye’de spor kültürü oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Futboldan voleybola, koşudan yüzmeye kadar pek çok alanda insanlar aktif. Ancak iş sakatlanmalara geldiğinde bazı sporlar diğerlerinden çok daha riskli hale geliyor. Peki bu tabloyu…
2 YorumKaradağ AB Üyesi Olacak Mı? Sosyolojik Bir Bakış Açısı Bir toplumun dinamiklerini anlamak, yalnızca siyasi ve ekonomik süreçleri izlemekle mümkün değildir. Toplumsal yapılar, insanların günlük yaşamındaki normlardan, ilişkisel bağlardan ve kültürel pratiklerden derinlemesine etkilenir. Bu bağlamda, Karadağ’ın Avrupa Birliği (AB) üyeliği süreci de, yalnızca diplomatik bir mesele olmanın ötesinde, toplumsal değişimlerin, kültürel dönüşümlerin ve cinsiyet rollerinin yeniden şekillendiği bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Ben bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları incelemek için sadece teorik verilerle değil, insanların hayatlarını şekillendiren toplumsal bağlamları da göz önünde bulundururum. Karadağ’ın AB üyeliği süreci, sadece bir devletin siyasi geleceğiyle değil, aynı zamanda onun halkının toplumsal yapılarıyla…
2 YorumGazeteci Kime Denir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Bir Eğitim Perspektifi Bir Eğitimci Olarak Mesleki Kimlik ve Öğrenme Süreçleri Eğitimciliği, insanları sadece bilgiyle değil, aynı zamanda düşünsel ve duygusal açıdan dönüştürme süreci olarak görüyorum. Her bir bireyin öğrenme yolculuğu, kendi kimliğini ve dünyayı anlama biçimini şekillendirir. Bu yolculuk, bazen teorik bilgileri almakla bazen de toplumdaki rolümüzü sorgulamakla başlar. Gazetecilik, bu tür dönüşümün en iyi örneklerinden biridir. Gazeteci olmanın ne demek olduğu sorusu, bir meslekten çok, toplumsal sorumluluk ve sürekli bir öğrenme süreci ile ilgilidir. Peki, gazeteci kime denir? Bu soruya yalnızca mesleki bir tanım yapmanın ötesine geçerek, gazeteciliği pedagojik bir mercekten incelemek,…
2 YorumGecikme Faizi Ne Zaman Başlar? Psikolojik Bir Bakış “İnsanlar ne zaman ve neden erteleme yapar? Bir borç ya da sorumluluk söz konusu olduğunda, bu gecikmenin gerisinde ne gibi psikolojik süreçler vardır?” Bu tür sorular, psikolojinin en temel alanlarından biri olan insan davranışlarını anlamaya yönelik derin bir meraktır. Bazen, basit bir finansal sorunun bile ardında karmaşık duygular ve bilişsel süreçler yatar. Gecikme faizi, genellikle finansal bir terim olarak bilinse de, aslında insana özgü erteleme, kaygı ve sorumluluk gibi psikolojik temaları barındıran bir kavramdır. Bugün, gecikme faizinin ne zaman başlayacağı sorusunu ele alırken, bunu sadece bir finansal durum olarak değil, aynı zamanda…
2 YorumHasır Sepet Hangi Bitkiden Yapılır? Doğanın Eserine Yolculuk Merhaba sevgili okurlar! Bugün sizlere doğanın harika bir ürününden, hasır sepetten bahsedeceğiz. Peki, hasır sepetler hangi bitkilerden yapılır? Gerçekten, basit gibi görünen bu sorunun ardında çok daha derin bir hikâye var. Çünkü her bir hasır sepet, yalnızca bir malzeme değil, aynı zamanda doğal kaynaklarla insan emeğinin birleşiminden doğan bir sanat eseridir. Gelin, birlikte bu konuda bir keşfe çıkalım! Hasır Sepetlerin Doğal Kaynağı Hasır sepetlerin temel bileşeni, doğada bolca bulunan ve kolayca işlenebilen bitkilerdir. Ancak, her hasır sepetin yapımında kullanılan bitki farklılık gösterebilir. Bu bitkiler genellikle bambu, sarmaşık, palmiye gibi doğal materyallerden elde…
2 YorumFikri Mülkiyet Türleri Nelerdir? Bir Siyaset Bilimci Perspektifi Fikri mülkiyet, modern toplumların güç ilişkileri ve toplumsal düzeni üzerinde derin etkiler yaratır. Bir siyaset bilimcisi olarak, bu kavramı incelerken, yalnızca ekonomik fayda ve inovasyonla ilgili değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı şekillendiren ideolojik dinamikleri de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Fikri mülkiyetin, iktidar sahiplerinin ve güç odaklarının çıkarları doğrultusunda şekillendirildiği, demokratik katılımı engellediği ya da teşvik ettiği, toplumsal cinsiyetin de biçimlendirdiği bir alan olduğunu unutmamalıyız. Toplumların organizasyonu, genellikle kurumlar ve ideolojiler etrafında şekillenir. Fikri mülkiyet de bu çerçevede, yalnızca hukukî bir norm değil, aynı zamanda toplumsal düzenin temellerine etki eden bir araçtır. Peki,…
2 Yorum